Flag

Wo zu besuchen

loading

KUR HESAPLA


Kastamonu Evleri

Kastamonu’nun coğrafi yapısındaki değişik etmenlerden dolayı sivil mimarlık öğeleri de, içinde bulundukları yörenin beşeri coğrafyasına uygun olarak yapım tekniği ve tasarımlarında oldukça zengin bir çeşitlilik sunmaktadırlar.


Özellikle kent merkezinde yer alan konakların en önemli özellikleri arasında ilk başta gelen unsur, her bir yapının ön cephelerinde farklı mimari tasarım ve estetik anlayışın hayata geçirilmiş olmasıdır.Yani bu belirli bir “Kastamonu Konağı” denilebilecek bir olgunun ortaya çıkması değil yaklaşık 600 adet farklı mimari tipolojinin varlığı anlamına gelmektedir. 

Kastamonu konaklarındaki bir diğer önemli farklılık ise üç katlı konakların birinci katı, diğer kentlerin aksine sağır değil, birebir hayata açılan ve günlük yaşamın başladığı ve hayat bulduğu kat olmasıdır. İkinci katlar aile yaşamının ortak alanı iken, üçüncü katlar ise evin konukları için ayrılmış özel mekânlar olarak tasarlanmışlardır.

 Sivil mimarlık yapılarındaki, komşunuzun güneşini, gölgesini ve manzarasını engellememek ile bulunduğu alanı en iyi şekilde değerlendirme düşüncesi, Kastamonu’daki konaklarda en iyi şekliyle görülmektedir.

 
 İnebolu Evleri

Kastamonu coğrafyası üzerindeki konut çeşitliliğinde özgünlüğü ile dikkat çeken örneklerin başında, konut çokluğu ve çeşitliliği ile İnebolu’nun başını çektiği sahil konutları yer alır.

 Kıyının ana yapı şeklini oluşturan konutlardan olan İnebolu Evleri, dik yamaçlar üzerine yapılmış ahşap ve üç ya da dört katlı yapılardır. İnebolu’daki evlerin büyük bir çoğunluğu aşı boyası ile kırmızı-bordo renklerde boyanmıştır. Bu boyaların toprağı, ilçenin Aşı Köyü’nden çıkarılmaktadır. Boyaya ayrıca keten yağı katılarak boyanın koruma özelliği artırılmaktadır. Kıyının diğer kesimlerinde ise genelde ahşabın doğal renginde bırakılan evler yine keten yağı ile dış etmenlere karşı güçlendirilirler. Evlerin çatıları dört tarafa eğimli ve üzerleri de kiremit yerine yöreye özgü marla (arduvaz) taşı ile kaplanmıştır.

ee

 Evkaya Kaya Mezarları

Kent merkezini hemen güneyinde, Endüstri Meslek Lisesi altında bir ana kaya kütlesi yüzeyinde yer almaktadır. alanda üçü anıtsal olmak üzere toplam 8 adet kaya mezarı bulunmaktadır. Anıtsal mezarların ikisi içerisindeki mezar odalarında ikişer adet ölü sediri yer alır. Alana ismini veren Evkaya Mezarı, sütunlu ön cephesi ve alınlığındaki "Potnia Theron" - "Hayvanlar Hakimesi Tanrıça" betimlemesi ile oldukça ilgi çekmektedir.

Mezarlar M.Ö. 7. yy. başlarında Frig kültür etkisi altında, bir kaya mezarından çok açık hava kutsal tapınım alanı olarak yapılmıştır.





Kastamonu Kalesi

Kale, Kastamonu’nun ana simgelerinden biri olarak kentin en yüksek noktasından şehrin bir tacı gibi durmaktadır.
 
Şehrin batısında bir ana kaya kütlesi üzerinde bulunan kale, M.S. 12. yy.da Komnenoslar tarafından yaptırılmıştır. Orijinal yapıdan günümüzde sadece iç kale kısmı ulaşmıştır. Kalenin dış surları 18. yy. sonlarında yok olmuştur.
 
Kalenin çeşitli dönemler içerisinde geçirmiş olduğu değişiklikler, bir Orta çağ Bizans yapısından çok Türk mimarisini yansıtmasına neden olmuştur.
 
Kalenin şehirden yaklaşık 120 metre yüksekte oluşu, ulaşım yönünden oldukça kolay olması Kastamonu’yu panaromik açıdan izlenebilecek en iyi yer konumunda bulunmasını sağlar. Kale içerisinde sarnıçlar, zindan, kaçış tünelleri ile "Bayraklı Sultan" olarak anılan türbe bulunmaktadır.





 Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi

Seyyid Sünneti Efendi tarafından 1490 yılından önce vücuda getirilmiştir. Külliye bünyesinde cami, türbe, dergah, kütüphane, asa suyu ve şadırvan ile dergah evleri mevcuttur. Vakıflar İdaresine tescillidir.
 
Dergah Evleri: Cami ile aynı tarihlerde caminin banisi tarafından yaptırıldığı tahmin edilen dergâh, 1261-1845 yılında Sultan Abdülmecid’in emriyle Kastamonu Kaymakamı Salih Ağa tarafından esaslı şekilde tamir edilmiş, alt yapılar yenilenmiş ve külliye, ihata duvarıyla çevrilmiştir. Günümüze ulaşan iki konak ve ortasındaki müze binası 1318-1900 yılında Azdavaylı Mahmut Paşa tarafından yaptırılmıştır.
 
Müze olarak kullanılan ortadaki binada Hz. Pir şeyh Şaban-ı Veli’nin özel eşyaları, dinî-tarikat eşyaları ile Kastamonulu hattatlara ait hat eserleri sergilenmektedir.
 
Cami: Seyyid Sünneti Efendi tarafından 1490 Miladi yılından önce yaptırılmıştır. Caminin ilk şekli bilinmemektedir. 988-1580 yılında Sultan 3. Murad’ın hocası ve mürşidi Şuca Efendi, Seyyit Sünneti Efendi mescidini genişleterek bugünkü haliyle camiyi yaptırmıştır. Cami, 1702, 1748 ve 1950 yıllarında tamir görmüştür. İbadete açıktır.
 
Türbe: Ömer Kethüda ve Ulema ile Halk tarafından 1020-1611 yılında yaptırılmıştır. Sultan Ahmed’in şehzadesi Sultan Osman zamanında Ömer Kethüda yapımına başlamış, ancak yersiz harcama ve israf bahanesiyle Nasuh Paşa tarafından idam edilince inşaat yarım kalmıştır. İki yıl sonra ulema ve halkın katkıları ile tamamlanmıştır. Türbeye doğu tarafından açılan tali kapı, Vezir Kurşuncuzade tarafından 1028-1618 yılında yaptırılmış ve harem denen bir bölüm eklenmiştir.
 
Kütüphane: Türbe ile aynı tarihlerde yapılmıştır. Dolayısıyla banisi de türbenin banileri olmalıdır. Günümüzde alt katı ibadethane, üst katı ise dernek odası olarak kullanılmaktadır.
 
Asa Suyu:
 Mehmet Feyzi Efendi : "Nuh Tufanı’nda Cebrail (A.S.) Kabe civarından dört avuç toprak alarak dünyanın dört ayrı yerine atmıştır. Bu yerlerden birisi de Hz. Pir civarıdır. Nitekim bölgenin taşlık yapısı Mekke kayalıklarına benzediği gibi ASA SUYU’nun tat ve kokusu da ZEMZEM ile aynıdır" demiştir.
 
Şadırvan:
 Fatma Hanım tarafından 1318-1900 yılında yaptırılmıştır. 1318 yılının Recep ayının ilk gününde yaptırıldığı rivayet edilmektedir.




 Küre Dağları Milli Parkı

Küre Dağı Milli Parkı Önemli Bitki Alanı (ÖBA) ve Önemli Kuş Alanı (ÖKA) kriterlerini sağlayan Küre Dağları, Türkiye de mutlaka korunması gereken 9 orman sıcak noktasından ve 305 Önemli Doğa Alanın’dan (ÖDA) biridir. Milli Park içerisinde yerleşim alanın bulunmamaktadır ve sosyal çevre milli parkın yakın çevresinde devam etmektedir. Küre Dağları Milli Parkı 37.753 hektar alanı kaplamaktadır. Küre Dağları Milli Parkı ile ilk kez Türkiye de, biyolojik çeşitliliğin daha iyi korunabilmesi için ”Tampon Bölge”  kavramı gündeme gelmiştir. Milli Park ”Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Doğa Harikası ” gibi uluslar arası listede yer almaktadır. Milli Park da Yaşlı Ormanları, Farklı yaşam alanları, uzun dik kanyonları, düdenleri, kayalık duvarları, 100’e yakın mağarası, Şelaleleri ve tür çeşitliliği (endemik bitki taksonu 157, Memeli türü 40 ) ile birlikte dokusu ve kültürel değerleri ile Küre Dağları Milli Parkı’nı özel kılmaktadır.




 Valla Kanyonu

Devrekani çayının Küre Dağları içinde açmış olduğu enfes bir görüntüye sahiptir. Pınarbaşı'nın 26 km. kuzeyindeki Muratbaşı köyü yakınlarında, Devrekani çayı ile Kanlıçayın buluştuğu yerde başlar. Kuzeydeki Cide 'ye doğru yaklaşık 10 km uzanan kanyon 800-1200 m arasındaki yüksek kayalık uçurumlara sahiptir. Bu kayalıklarda kartal, şahin, akbaba gibi yırtıcı kuşlar bulunur. Kanyonun içi profesyonel gruplar tarafından ve uygun ekipman olmadan geçilemez. Ancak girişi ve çıkışında yerel rehberler ile kısa girişler yapılabilir.

© 2020 istiklalotokiralama.com.tr
whatsapp

Wir verwenden Cookies, um die Nutzung unserer Website zu verbessern. Sie stimmen der Verwendung von Cookies zu.

X